EDAM Yönetim Kurulu Başkanı, Büyükelçi (E) Tacan İldem, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün Türkiye açısından yalnızca ekonomik göstergelerle değil; ulusal güvenlik, stratejik özerklik, sanayi kapasitesi, insan sermayesi ve kurumsal dayanıklılık ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini T24’e yazdı. İldem’e göre COVID-19 pandemisi, enerji krizleri, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, teknoloji alanındaki stratejik rekabet ve artan korumacılık eğilimleri, ekonomik kapasite ile ulusal güvenlik arasındaki sınırları giderek belirsizleştiriyor. Bu yeni dönemde Türkiye’nin temel meselesinin geçici ekonomik dalgalanmaları yönetmekten ibaret olmadığını vurgulayan İldem, ülkenin uzun süredir dayandığı üretim ve tamamlayıcı sanayi modelinin sınırlarına ulaştığını; yüksek katma değerli üretim, mühendislik yoğun sektörler, yapay zekâ, dijital altyapılar, enerji teknolojileri, siber güvenlik ve nitelikli insan kaynağı üzerinden yeni bir rekabet paradigmasına uyum sağlaması gerektiğini belirtti. İldem ayrıca ekonomik dayanıklılığın yalnız teknoloji ve sanayi politikalarıyla değil; hukukun üstünlüğü, demokrasi, öngörülebilir kurallar, sosyal diyalog ve kapsayıcı karar alma mekanizmalarıyla güçlenebileceğini ifade ederek, Türkiye’nin Avrupa ekonomisinin dönüşüm sürecinde güvenilir ve yüksek yetkinlik sunan bir ortak olarak konumlanmasının önemli fırsatlar yaratabileceğini değerlendirdi.
Yazının tamamını okumak için tıklayın